KURULTAYIN ARDINDAN

  Başka güven tazeleyen Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’na seçilmiş olan değerli arkadaşlarımızı en içten dileklerimle kutluyorum.
2019 da Ülkemizi bekleyen seçimlerde CHP adına büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum.
Demokrasinin temel taşı olan CHP’de herkese görev vardır. Tabii ki görevi isteyeceği ve göreve geleceği yeri belirleyen bizim partililerimizdir, bizim üyelerimizdir, bizim delegelerimizdir.
Kurultay Delegelerimizin iradesine saygı göstermeliyiz.
Adalet ve Cesaret temalı CHP 36. Olağan Kurultayımıza ilişkin değerlendirme ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
  2019’a gidilen süreçte, OHAL’den, ekonomik sıkıntılardan, enflasyon, işsizlik, kredi ve borç batağından bunalmış durumdaki suskun kitleler açısından tek umut CHP.
Bu nedenle de CHP Kurultay’dan örgütsel yenilenme beklentisi oldukça yüksekti, parti tabanımızdaki algı bunu gerçekleştiremediğimiz yönünde.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı, siyasi ittifaklar, Kürt sorunu gibi temel konulara ilişkin de 2019 da nasıl bir siyasal mücadele yapacağımızı da konuşamadık.
Tam aksine gıda zehirlenmesi, mükerrer imza ve salondaki aksaklıklarla gündem olduk maalesef.
Şimdi parti içi mücadeleyi Kurultay sonrasında da tartışarak ayrışmalar yaratacak dönem değil.
Şimdi gündem 2019’a hazırlanmak.
2019’da üç büyük seçim yapılacak.
Türkiye’nin önünde duran bir yol ayrımında CHP’ne büyük görev düşmektedir.
Kararlı, inançlı, net çözümlere ihtiyacımız var.
Ekonomide, dış politikada ağır sorunlar, tehlikeler söz konusu. Bireysel özgürlükler ortadan kaldırılmış, Hak, hukuk, adalet, yargı bitirilmiş halde. Ülkemiz sistem değişikliği ile tek adam rejimine götürülmek isteniyor
Ülkemizin içerde ve dışarda karşı karşıya kaldığı tehlikelerin farkında olarak; yeni bir toplumsal mücadele ve yeni bir siyaset projesi ortaya çıkarıp koymalıyız.
Ülkemizde bir demokrasi krizi var. Maalesef doğruları söylememiz, iktidar olmaya yetmiyor. Biz gerçek ve kucaklayıcı bir demokrasiyi inşa etmeliyiz. Tam demokratik, çağdaş, laik ve ilerici bir siyaseti sahiplenmemiz gerekiyor.
Yargının iktidar tarafından ekonomik ve siyasal bir silah olarak kullanılmasına asla izin vermemeliyiz. Hukuksuz bir devlete de, adaletsiz bir hukuka da izin vermemeliyiz.
Kucaklayıcı demokrasi, sadece oylarla değil, alınacak kararlarda katılımcılıkla, çoğulculukla ve eleştiri kültürüyle olur. Bu demokrasi; Ülkemizde yaşayan herkese istisnasız daha iyi bir yaşamın sunulacağı ve kimsenin ötekileştirilmediği bir sistemin yeniden yaratılmasıdır.
Ortak aklı egemen kılarak yeni fikirleri, yeni bir iddiayla topluma güven ve umut vererek halkın iktidarını kurmak zorundayız. Bunu ancak birlik, beraberlik ve dayanışma içinde yapabiliriz.
Bizim hemen; 16 Nisan referandumundaki “Hayır” blokunun, siyasal ve toplumsal tabanıyla sağlam bir cephe oluşturmalıyız.
Adalet” yürüyüşünde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetini yeniden bir hukuk devleti mücadelesine başlamalıyız.
2019’da seçimleri kazanıp, demokratik parlamenter sistemi yeniden inşa etmeliyiz.
Bunu Atatürk devrimlerinden ilham alan çağdaş, demokrat, yurtsever,devrimci bir ruhla kuracağız.
Faşizme karşı kardeşlik, demokrasi ve özgürlük bayrağını tüm Türkiye’de dalgalandıracağız.
Türkiye'nin CHP'ye, CHP'nin birlik, beraberlik, dayanışmaya ihtiyacı var.
Israrla toplumu bölmeye çalışanlara, birbirine düşmanlaştırmaya çalışanlara karşı vereceğimiz böyle bir fotoğraf en büyük mesajdır.
Hepimize bu onurlu mücadele de başarılar diliyorum.
Bir atasözü vardır: "Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir."

 

TÜM YAZILAR

Kurultayın Ardından

Tüzük Kurultayına Önerilerim

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

.........

Yorumlarınız eklenecektir.Teşekkür ederiz

 

* Doldurmak Zorunlu

ANASAYFAYA DÖN